16 Mart 2019 Cumartesi

Yeni Zelanda'daki vahşet ve düşündürdükleri...

new zealand

Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde yer alan iki camiye yapılan aşağılık saldırı beni derin bir üzüntüye sevk etti. Günlerden cuma olması nedeniyle abdestimi alarak sabah evimden çıktım ve arabama geçerek işe giderken hemen her sabah rutinim olan radyomu açtım, farklı radyo kanallarına geçiş yaparken haber yayınına rastladım ve işe varmak üzereydimki saldırı haberlerini duydum. Hemen radyonun sesini açtım, ardından saldırının Yeni Zelanda'da camilere yönelik olarak gerçekleştirildiğini öğrendim.


Ofise geçtiğimde bilgisayarımı açar açmaz haber sitelerine girdim, olayın detaylarına baktığımda ise tam bir vahşetti, hatta vahşet sözcüğü bile yaşananları anlatmak için yetersiz kalıyordu... Twitter'a girdiğimde; #NewZealand ve #YeniZelanda başlıkları en üst sıralardaydı, buradaki içeriklere baktığımda saldırı anına ait videolara rastladım, izlediklerim insanın kanını donduracak kadar korkunç görüntülerdi. Saldırganın, bilgisayar oyunu gibi çektiği görüntüleri facebook üzerinden canlı olarak yayınladığı ve sözcüklerle anlatılamayacak kadar ürpertici olan; masum, silahsız insanların ibadet etmek için gittikleri camide kurşunlanmaları tam bir vahşetti.


Gün içerisinde, saatler ilerledikçe olayın detayları ortaya çıkmaya başladı, saldırının gerçekleştirildiği silah üzerinde yazılanlar ise açık bir şekilde, Türk ve İslam düşmanlığını gözler önüne serdi.


Saldırının arkasında farklı güçler mi var, yoksa saldırgan kişisel ideolojik/ırkçı dünya görüşü nedeniyle mi bu katliamı gerçekleştirdi sorusu şuan için tam bir netlik kazanmasa da olay sonrası haber sitelerinde yer alan, saldırgana ait 74 sayfalık manifesto içeriğine dair haberler incelendiğinde saldırganın, Amerika ve Avrupa’daki aşırı sağcılar arasında çok popüler olan; The Great Replacement (Büyük Yer Değiştirme) komplo teorisinden etkilenmiş olduğu açık. Komplo teorisi kısaca, batılı toplumlarda azalan doğum oranı nedeniyle, buralarda yaşamaya gelen göçmenlerin nüfusunun, yüksek doğum oranları ile birlikte, yerleşik ırkın yer değiştireceğine dair bir görüşten oluşuyor. Olayın Yeni Zelanda gibi yaşam kalitesinin yüksek olduğu bir yerde gerçekleşmesi ise, suç oranının düşük olması nedeniyle saldırganın özellikle burayı seçtiği yönünde değerlendiriliyor.


Yeni Zelanda'da gerçekleşen katliamın arkasında kimler var, neyi amaçladılar ? Bu sorunun cevabını verecek kadar konunun uzmanı olmamakla birlikte, belli bir dine mensup kişilere ibadet ederken yapılan terör saldırısının planlı olduğu ihtimali bende ağır basıyor. Global anlamda her fırsatta müslümanları şiddetle beraber göstermek isteyen islomofobik ve batıdaki kimi çevrelerin, bu olay ve dünyanın herhangi bir yerinde şiddete ve haksızlığa uğrayan tarafın müslümanlar olduğunda bu durumu görmezden gelmeleri ya da üstünün örtülmesi için farklı algılar oluşturacak açıklamalarını gözden kaçırmamak gerekiyor.


Sevgili peygamberimizin, müslümanları tek bir vücuda benzettiğini düşündüğümüzde; dünyanın neresinde olursa olsun müslümanların şiddet ve haksızlıklarla karşılaştığında, o vücudun diğer bir parçası olan bizlerin ise en azından bu bilince sahip olması en önemli sorumluluğumuz diye düşünüyorum.


Yeni Zelanda'da müslümanlara yönelik gerçekleştirilen ve hepimizi derin üzüntülere sevk eden vahşeti lanetliyorum, terör saldırısında hayatını kaybedenlere Yüce Allah'tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyorum.


0 yorum:

Yorum Gönder