Nedir bu yapay zeka?

Yapay zeka ile ilgili merak edilenler...

Sosyal medyada sakın bunları paylaşmayın!

Sosyal medya paylaşımlarında bu bilgilere dikkat!

5 Temmuz 2018 Perşembe

Güzel ülkemizin güzel insanları iyi ki varsınız!

sevgi saygı üzerine


Vakit akşam üzeriydi, işten gelmiş evde kafa dinlemeye çalışıyordum ki kapı çaldı ve açtığımızda aynı kattaki komşu teyzemizdi kapıyı nazikçe tıklatan.

Konuya girdi ardından: '' Şu karşı apartmandaki birinci kat dairede oturanlar balkonlarına boya-badana yapacaklarmış, yoldan geçerken beni gördüler, aşağıdaki arabanın sahibini tanıyor musun, boya yapacaktık arabaya zarar vermeyelim.'' Dediler.

Ben de: '' Tanıyorum, bizim komşumuzun. Kendisine haber ediyorum.'' Dedim.

Bu kısa konuşmanın ardından, arabamı yerinden kaldırmak için aşağı indim. Karşı apartmanın birinci kat balkonunda dört gözle beni bekleyenler arabama yaklaşınca o kişinin ben olduğumu anladılar, 40 özür birden akşam akşam rahatsız ettiklerini söylediler. Bu arada ben üzerimi değiştirip 4. kattan aşağı inene kadar balkona 1 kova su hazır etmişler.  :)

- Abi şöyle kenarda dur da üzerine su sıçramasın...

Tüm ısrarlarıma ve arabamın üzerinde yukarıdan kazıdıkları eski boya kalıntılarından yok denecek kadar az kalıntı olmasına rağmen azar azar yukarıdan attıkları tas tas su ile arabamı yıkadılar.

Benden tahminimce 5-6 yaş büyük genç adam ve eşi bu işlemden sonra, mahallemizdeki otopark sorununa karşı bir de yukarıdan uygun bir yer gösterdiler, şuraya park edebilirsiniz diyerek...

Yukarıda kısaca anlatmaya çalıştıklarımı dün (4 Temmuz 2018) yaşadım. Özellikle son günlerde artan olumsuz haberleri düşündüm, bir de böylesi güzel davranışları... Aslına bakarsanız iyi insanlar da var güzel ülkemizde ve sayıları hiç de az değil. Ancak; televizyon ekranları, gazeteler ve özellikle de sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan haberlerin olumsuz içerikli olması, insanları hiç iyi şeyler olmuyormuş ya da memlekette doğru insan kalmamış psikolojisine sokuyor.

Özetle dedimki kendi kendime;

Güzel ülkemizin güzel insanları iyi ki varsınız !


1 Temmuz 2018 Pazar

Çok sevdiğim nefis makarnalı tavuk yemeği sırlarını paylaşıyorum :)


Tüm Dostlara Selamlar,

Bugün 1 Temmuz 2018 ve günlerden pazar. Son günlerde; önceden sitede daha kişisel konulara da yer verirdin birader, lütfen yine olsun kişisel blog olma özelliğin daha bir ön plana çıksın, mümkünse gülmekten karnımızı ağrıtan hikayelerine de yer ver gibi yakın arkadaş isteklerine ve buradaki iletişim kutusuna gönderdiğiniz benzer talepler doğrultusunda siz sevgili dostlara hak veriyor ve bugün sizlere çok sevdiğim makarnalı tavukla ilgili klavyemin gücü yettiğince naçizane bir yemek tarifi içeriği sunuyorum.


İtiraf etmeliyim ki yazarken bile aralıklarla yutkunuyorum, sizler de yutkunuyorsanız kusuruma bakmayın ki bu içeriği talep eden sizlerdiniz :)

makarnalı tavuk tarifi


Şimdi efenim ilk olarak dilerseniz bu yemek için ne tür malzemelere ihtiyacımız olacak şöyle bir listeleyelim.


Makarnalı Tavuk Malzemeler

  • Tavuk Bonfile (Kemiksiz tavuk olması yeterli)
  • Penne Makarna (Yanında sevdiğiniz diğer türleri de olabilir.)
  • Zeytinyağı (Vazgeçilmezimdir kendileri)
  • Margarin (1 kaşık kadar ihtiyacımız olacak)
  • Mantar (Hafif yanınca muhteşem oluyor.)
  • Kırmızı ve yeşil biber
  • Sarımsak
  • Kaşar (Cheddar peyniri daha çok seviyorum.)
  • Karabiber, kimyon, kekik, isot vb. sevdiğiniz baharatlar
  • Mayonez (Makarnayla iyi gidiyor ;)


Yemeğimizin Hazırlanışı:

Efem, şunu söyleyeyim ki bu yemeği bendeniz genellikle 2 kişilik olarak hazırlıyorum, 2 kişilik yemek için ortalama 500 gr. civarı tavuk yeterli oluyor. Şimdi öncelikle kemiksiz tavuğumuzu kuşbaşı şeklinde doğruyoruz, ben burada tavukların normalden biraz daha iri doğranması taraftarıyım ki daha bir lezzetli olduğunu göreceksiniz. Doğradığımız tavuklarımızı orta büyüklükte bir tencerede güzelce haşlıyoruz, tamamen haşlanıp pişen tavuklarımızı yavaş yavaş suyunu süzerek çısss... sesi eşliğinde :) kısık/orta ateşte ısıttığımız geniş tavamıza alıyoruz. Başlıyoruz ara ara çevirerek orta ateşte kavurmaya...

Tencerede haşlanan ve lokum gibi yumuşacık olan tavuğumuzu kavururken pişme hızı tavuğa göre daha çabuk olan malzemelerimizi bir taraftan tavuklarımızın yanına yolluyoruz. Burada mantar ve biberlerimizin pişme durumu size kalmış, öncelik sıranızı keyfinize göre belirleyebilirsiniz. Ben sarımsak ve mantarları da tavukla hemen hemen eşzamanlı olarak yine iri parçalar halinde kavuruyorum. Kırmızı ve yeşil biberlerimiz yemek içerisinde kaybolmasın istiyorsak haliyle biraz daha geç ekliyoruz. Tüm malzemelerimiz kavrulmaya devam ederken, tavamıza azaldıkça azar azar zeytinyağı eklemeye devam ediyoruz.

Kavrulan malzemelerimiz belli bir kıvama gelince ki 15-20 dk kadar daha kavrulması yeterli olacağını gördüğümüzde ise tavukları haşladığımız tenceredeki suyumuzda kaynar vaziyette penne makarnalarımızı pişiriyoruz. Bildiğiniz üzere ortalama 15 dk makarnalarımızın pişmesi için yeterli bir süre, içinden birkaç makarna alarak pişme durumuna bakıyoruz ve pişen makarnalarımızın suyunu süzüyoruz. İşte tam da burada makarnalarımızın birbirine ve tencere tabanına tutmaması için 1 yemek kaşığı margarinimizi tencereye katarak yağın erimesini zevkle izliyoruz.

Makarnalarımız pişerken diğer yandan tavamızda cızırdayan malzemelerimize sevdiğimiz baharatları takviye ediyoruz ve tavamızın altını kısık ateşe çevirerek üzerine rendelediğimiz kaşarımızı ya da tercihimize göre cheddar peynirimizi serpiştiriyoruz.

3-2-1 yemeğimiz hazır, amatör ruhla hazırladığımız muhteşem, lezzetli makarnalı tavuklarımızı servis tabağımıza alarak yanında buz gibi kolamızla midemize indiriyoruz.

Haydi Afiyet Olsun :)


makarnalı tavuk yemeği




19 Mayıs 2018 Cumartesi

Blockchain teknolojisi nedir, nasıl çalışır ?

Blockchain nedir, ne işe yarar, neler sağlar ?


blockchain blok zinciri nedir


Blockchain; internet, sosyal medya, televizyon gibi kanallardan ya da bir şekilde teknoloji haberlerinden kulağınıza çalınmıştır, bugün sizlere blockchain teknolojisini basit bir şekilde açıklamaya çalışacağım.

Son zamanların popüler konularından olan blockchain nedir ? Sorusunun cevabına geçmeden önce, blockchain teknolojisi hakkındaki bazı anlam karmaşalarının önüne geçmek için bu kavramların neyi ifade ettiği üzerinde durmak gerektiğini düşünüyorum.

Öncelikle blockchain deyince çoğu kişinin kafası bitcoine gitmekte ve bitcoin ile blockchainin aynı şeyler olduğu düşünülmektedir. Oysaki bu iki kavram birbirinden oldukça farklıdır.

Bu anlamda ilk olarak bu kavramları ele almak gerekiyor.

Blockchain ile Bitcoin arasındaki fark nedir ?


Bitcoin: Dijital bir para türüdür.

Blockchain ise bitcoin gibi dijital paraların da alt yapısını oluşturan sistemdir.

Bu açıklama ile blackchainin bitcoinle aynı şeyler olmadığını ortaya koymakla beraber, aynı zamanda bir diğer yanlış anlama olan blockchain teknolojisinin sadece kripto paralara ya da sadece finansal işlemlerle ilgili konularda alt yapı oluşturan teknoloji olmadığı da anlaşılmalıdır. Şöyle ki blockchain teknolojisi sadece finansal konularda değil, hemen her alanda kullanım sağlayan bir teknolojidir.

blockchain nasıl çalışır

Blockchain Nedir ? 

En net ifade ile blockchain, işlemlerin tek bir sunucuda tutulmadığı ve bilgilerin şifrelenerek takibini sağlayan dağınık bir veri kayıt ve takip sistemidir. Blockchain kavramı Türkçe'ye çevrildiğinde ve sözcük anlamına bakıldığında; blok zinciri olarak karşımıza çıksa da kayıt zinciri kavramı da kullanılmaktadır. 

Blockchain teknolojisi nasıl çalışır ?


Blockchain teknolojisi hakkında biraz araştırma yaptığınızda bazı kaynaklar dışında çok fazla teknik ve karmaşık terimlerle karşılaşmışsınızdır. Aslına bakarsanız konuyu anlamak için teknik terimlerin içerisinde boğulmak yerine somut örneklerle gitmek yerinde olacaktır.

Konuyu anlamak için şu basit örnekle başlayabiliriz. Bundan yıllar önce, kredi kartı gibi alternatif ödeme sistemleri olmadığından ya da bir süre bu tür ödeme yöntemleri tercih edilmediğinden insanlar alışverişlerini veresiye olarak gerçekleştiriyordu.

Örneğin mahalle bakkalından alışveriş yapıldığında veresiye defterine işlenen bir düzen vardı fakat bu işlemlerin kaydedildiği tek yer tabiki bakkal defteri değildi. Mahalle bakkalı yapmış olduğumuz alışverişi kendi defterine yazarken bir de bizdeki karşılığı olan küçük not defterimize de yazıyordu.
Böylelikle iki taraf açısından da karşılaştırmalı olarak işlemler kayıt altına alınıyordu. Bu durumda mahalle bakkalı kendi defterindeki verilerle oynasa müşterideki kayıtlar ile tutmayacağından ya da tam tersi müşteri kendi not defterindeki kayıtlarla oynasa bu bilgiler bakkalın defterindekilerle tutmayacağından iki taraflı kontrol sağlıyordu. İşte blockchain sistemi de kabaca tam da bu örnekteki gibi işlemektedir.

Buradaki örneğimizi banka işlemlerimiz için düşünürsek, gerçekleştirmiş olduğumuz bankacılık işlemlerimizi dijital bankacılık sayesinde en basitinden mobil bankacılık uygulamamız üzerinden rahatça görüntüleyebilmekteyiz. Fakat mevcut durumda aslında bu bilgileri kimliğimizi sisteme tanıtarak bankanın sunucusuna bağlanarak görüntülemekteyiz.  Blockchain teknolojisi ise tüm bu süreçleri en başından itibaren şifreleyerek sistemde yer alan yapı üzerinde birbirine bağlı blok zincirleri oluşturarak gerçekleştirmektedir. Böylelikle belli bilgilerin hash (parmak izi olarak düşünebiliriz) ile birbirine bağlı blok zincirleri üzerinden ilerlemesi nedeniyle tıpkı bakkal örneğimizdeki gibi bu bilgilerin değiştirilmesi nasıl mümkün değilse aynı şekilde, blockchain teknolojisi ile kayıtlar çok daha kompleks ve birbirine bağlı blok zincirlerindeki hashlerin değiştirilmesi de aynı şekilde mümkün değildir.

Konumuzu toparlayacak olursak, blockchain teknolojisi sadece finansal alanda değil hemen her alanda kendisini göstermekle birlikte, bilgi güvenliği ve maliyetlerin azaltılması açısından şirketlere oldukça büyük avantajlar sağlayacağı görülmektedir.

Blockchain (blok kayıt zinciri) ile ilgili burada çok fazla teknik terimlere girmeden anlatmayı tercih ettiğim konuyla ilgili aşağıdaki video ile daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.





15 Mayıs 2018 Salı

Bu yazı hayatınıza önemli değişiklikler katacak!

blog yazmak

Okumak, yazmak, düşünmek, sorgulamak ve faydalı olmak.

Aslına bakarsanız her insanın içerisinde mutlaka bütün bunlara karşı az da olsa ilgi vardır.

Her ne kadar biraz karmaşık gibi bir giriş yapmış olsam da maksadım uzun zamandır yazmayı düşündüklerimi gecenin sessizliğinde bu kez klavyemden buraya dökmek oluverdi...

İnsan neden yazar ya da neden yazmaz gibi soruları düşündüğümüzde başkalarını bilemem ancak benim için neden yazarın cevabı; faydalı olmak ve bu işten keyif almak, başkalarına katkı sağlayabilmektir diye cevaplayabilirim. İnsan neden yazmaza gelince sorunun cevabının, herhalde çoğu kişinin mazereti olan; bende yazma yeteneği yok, hem yazsam ne yazacağım, aman durup dururken etrafa rezil olmanın alemi yok... gibi düşüncelerdir diye düşünüyorum.


Şimdi nereden çıktı ki bu konu durduk yere ?


Blog açmak, gelişen teknoloji ile kod bilgisi gerektirmeyen çok sayıda ücretli/ücretsiz platformlar sayesinde biliyorsunuz ki gayet zahmetsiz ve pratik. İşte bu kolaylık ile birlikte çevremdeki hemen herkese en büyük önerilerimden birisi oluyor blog açmak.

Şöyle bir düşündüğümüzde memlekette belli alanlarda eğitim almış kendisini iyi yetiştirmiş insanların tamamına yakını deneyimlerini insanlara aktarsa bir süre sonra ücretsiz inanılmaz sayıda kaynak kendiliğinden oluşmuş olacak. İyi de zaten epeyce bir blog var ki... dediklerinizi duyuyor gibiyim. Elbette çok sayıda blog var ancak bunlara göz attığımızda büyük çoğunluğu malesef güncel değil. Binbir hevesle açılan bloglar hepimizin bildiği gibi bir süre sonra çöp sitelere dönüşmekte.

Konuya bu açıdan bakacak olursak güncel olan ve gerçekten topluma faydalı blog sayımız henüz yeterli seviyelerde değil. Şimdi burada bunları yazdım diye kendimi dışarıda tutuyor da değilim, kendi öz eleştirimi de yaptığıma emin olabilirsiniz. Yıllar içerisinde çeşitli web siteleri açtım devam ettirdim bunlardan bazıları zaman içerisinde kapanıp gitti.

Ancak farklı alanlara hitap eden bu siteler beni yazmak için araştırmaya itti. Bu da blog yazmanın okuma ve araştırma alışkanlığı kazandırdığını görmemi sağladı ve beni gerçekten mutlu etti. Önceki yazılarımı okuyanlar, aralarında bilgisayar mühendisleri, muhasebeci, öğrenci gibi farklı alanlardan çok sayıda kişinin blog oluşturmasına öncü olduğumu bilirler. Bunlardan bazıları gerçekten kaliteli işler çıkardılar öyle ki sayfaları kendileri için başlı başına referans oldu ve yeni kapıların açılmasını sağladı.

Sadede gelecek olursak, tamamen para kazanmak amaçlı dahi olsa bloglar açın, bir süre sonra yazmanın, araştırmanın ve insanlarla paylaşmanın keyfini alınca zaten amaçlar istemeseniz de yer değiştiriyor olacak. Korkmayın gerekirse yazarken saçmalayın, mesele saçmalamamak değil!

Mesele;  Okumak, yazmak, düşünmek, sorgulamak ve faydalı olmak.